Yerde kıvranan kalbimin üstünde dansediyor
acılar
koparıp göğsümden yerlere fırlattığım kalbimin
kimse dönüp
bakmıyor
görmüyor ateşler içinde kıvrandığını kalbimin
eğilip
almıyor ateşler içinde
yanıyor kalbim!
kalbim ahhh!!!
Yaprakları acılı
rüzgarlada ürperen
yorgun bir dağ lalesiyim bir yol başında
yaralı
ceylanların gözlerinde inliyor bedenim
ruhum bir cellâtınki kadar soğuk ve
tedirgin
kirli bir hayatın karanlık odalarında
mil çekiliyor gözlerime
kör
oluyorum!
dost bildiklerim hançerini saplıyor göğsüme
yaralanıyor
canevim
kan damlıyor her
yerimden
yüreğimden
ellerimden
gözlerimden
dudaklarımdan...
ahhh!!!
Zifir karası gecelerin acısı zaptediyor ruhumu
kalbimin en ince
sızısından vuruyor hayat
ne güneş ısıtıyor üşüyen anılarımı
artık
ne de insanlardan kaçıp sığındığım tenhalar
çıkmaz
sokaklarda yitirdim yolumu, şaşkınım
şimdi yüreğim çırpınan yaralı bir
kuş gibi çaresiz
kış kadar soğuk bedenim şimdi
param parça her yerim
bir
ihanet sisinde yitirdim herşeyimi
yıldızlar göz kırpmıyor , ay küs
sisli geçen
her gecenin ardından yağmuru bekliyorum
Ah!!! Diyorum,
keşke bende
duygusuz yaşamayı becerebilseydim
yalanlar sıralayabilseydim, yalanların
ardından
aç çocukların gözlerine bakıp utanmasaydım
yanmasaydım bu
kadar dünyanın acısına
gözlerime perde çekip, unutabilseydim her olup
biteni
ihanetlere incitmeseydim yüreğimi bu kadar
Ey ömrüm ödedim borcunu
acıların, azad eyle beni
anladımki söz geçmiyor yüreğe tufandan sonra
bağışlamıyor hayat yüreğiyle oynayanı
el yordamıyla yürüyorum şimdi
yürüdüğüm yerde
yalanlardan örülmüş bir duvarın kenarından
tutunarak,
onurlulara mahsus acılı taşlara yürüyorum...
bir
sümüklüböceğin kabuğunu sürüklediği çaresizlikle
sürüklüyorum
bölük pörçük hayatımı ardımdan.
Ey kalbe saplanan hançer
ey
ciğere işlenen kurşun
bu yürek artık ağlamamalı,
yanmamalı acılara bu
kadar
ağır geliyor onurlu bir ömrün çekilen yükü
bir yanım deniz, bir
yanım uçurum, bir yanım ateş
yalnız bir yolcuyum meçhule giden dümensiz bir
gemide
gözlerimde kaç bin yıllık ah!
yüzme bilmediğini bile bile denize
atıyorum kalbimi
alıp götürsün diye upuzun yanlızlıklara dalgalar
Yorgun bir dağ lalesinin hazin hikayesi hayatım
yaşama sevincimi yıllar
önce
çiçekleri çiğnenen bir bahçede yitirdim
ağrılar içindeyim şimdi ah!
mavi kuş
yorgunum, bitkinim, dargınım!
elini vermiyor hayat!
bir uçurum
kenarında
ha düştüm düşeceğim
her gece bir yıldız kayıyor
gözlerimden
yüreğimden bir dilek sönüyor her gece
bu yüzden hep yetimdir bir
yanım
bir yanım aşka ve acıya ayarlı
enkaz oldum, toz oldum, duman
oldum
(*)"ben bu kahrı çeke çeke yoruldum"
kara bir dumanla boğuluyorum
şimdi
şimdi kara gecelerin kör kelebeği gözlerim
karanlıklar içindeyim dipsiz bir
kuyuda
dolunay
bulutların
arkasından
bakar
bakar
darılır...
ben
dolunaya
bakar
bakar
r
utanırım...
Oy Ver :